KARNEMİN SAĞINA BAK
Birinci kanaat döneminin son haftasındayız. Cuma
günü tüm okulların öğrencileri karnelerini alarak tatile çıkacaklar. Eskiden
e-okul bilgi sistemi yoktu ve karneler daha çok merak edilirdi. Şimdi öğrenci
velileri her an internete girip notların tamamını görebilmektedir. Buna rağmen
yine de karne günü ve heyecanı sürmektedir. Karnesini alan notları iyiyse hele
bir de teşekkür takdir aldıysa hemen anne, baba ve akrabalarına gösterirler.
Tebrik ve taltif edici güzel sözler hatta hediyeler harçlıklar beklenir
verilir.
Karneyi alan öğrenci ve velilerin neredeyse hemen
hepsinin ilk baktığı yer karnenin sol tarafıdır. Yani herkes notları merak
eder, zayıfı var mı? Kaç tane pekiyi var? Matematik, Türkçe ve Fen Teknoloji
notu kaç? Bu karnenin bir de sağ tarafı vardır orada da bir şeyler yazar buna
pek bakılmaz. Çünkü sol taraf akademik başarının göstergesidir ve yakın
gelecekte girilecek sınavlardaki performansın bir ön bilgisidir. Hatta okunacak
okulun belki de seçimi ve garantisidir. Peki, karnenin sağ tarafına geçmeden
MEB eğitim felsefesinde bu sağ ve sol kanada yani çift kanatlı bir yaklaşıma
nasıl bir bakış yapılmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığınca paylaşılan 2023 Vizyon
Belgesinde; eğitim, “beşerlikten insanlaşmaya” doğru bir inşa eylemi olarak
görülmektedir. İnsanın akıl ve kalple çift kanatlı olmasına dair önerilen değerler
dizisi, sadece maddi olana yönelen bir eğitimi reddetmektedir. Aynı zamanda “21.
Yüzyıl Talim ve Terbiye Modeli” şeklindeki çift kanatlı bir okumadır. Sadece beceri
kazandırmanın hayatı göğüslemeye yetmeyeceğini, ihtiyacımız olan, insana ait evrensel, yerel,
maddi, manevi, mesleki, ahlaki ve millî tüm değerleri kapsayan ve kuşatan bir
olgunlaşma, gelişme, ilerleme, değişim ve ahlak güzelliğidir.
Öğrenciye sadece maddi varlık dünyasını tecrübe
yoluyla anlatmak, tek kanatla uçmaya ve yükselmeye benzeyen nafile bir çabadır.
İnsan odaklı eğitim anlayışını ahlak telakkisiyle taçlandırarak modern eğitimin
araç, gereç ve bilgiler sağlayan kanadı yanında ikinci kanat tamamlanmış olur. Ne
var ki eğitimin niteliğini ölçme iddiasındaki uluslararası test, yarışma ve çalışmalar
dahi sadece eleştirel düşünce, akıl yürütme gibi bilişsel içeriklere
yönelmekte, kısacası tek kanatla uçmaya yeltenmektedirler.
Düşünce,
duygu ve eylemi insanda birleştiremeyen, kuramı ve pratiği uzlaştıramayan bu
tek kanatlı uçma hevesi en önemli sorunumuzdur. İnsan doğasını, savunduğumuz,
şekilde çift kanatlı ele alabilmek temelde bir medeniyet ve zihniyet konusudur.
Türk eğitim sistemi için felsefi temelli sistematik bir paradigmaya ne kanunlar
ne bütçe ne de alt yapı engeldir. Temel sorunumuz bir zihniyet meselesidir.
Eskiden
bir veli çocuğunu bir okula ya da meslek öğrenmesi için bir meslek erbabının
yanına vereceğinde peşinen “eti senin kemiği benim” dermiş. Bu talep çoğunlukla
“bu çocuğu dövebilirsin ama kemiklerini kırma ve ona bildiklerini öğret” izni
olarak anlaşılmıştır. Kimse çocuk yaştaki evladının bir başkası tarafından
şiddete maruz kalmasını istemez. Herkesin çocuğu canından daha kıymetlisidir.
Bu konuşma, bilerek çocuğun yanında yapılan ve onu terbiye edilmesine dair
konuşmadır aslında. Güvenilen ve teslim edilen kişi, çocuğun her şeyinden
sorumludur ve ona bilgi ve beceri dışında sosyal hayatta nasıl davranması
gerektiğini de öğretirmiş.
İlkokul
1. 2. 3. sınıfta eğitim görmekte olan bir öğrenci karnesinin sol tarafında ders
etkinliklerine katılımları ile öğretim programlarında belirtilen ölçme ve
değerlendirme ilkelerine göre başarısı tespit edilir. Karnede her dersin başarı
durumu “çok iyi”, “iyi” ve “geliştirilmeli” şeklinde gösterilir. 4. sınıfta ise
öğrenci başarısı; sınavlar ile ders etkinliklerine katılım çalışmalarından
alınan puanlara göre yüz puan üzerinden değerlendirilir. Sol tarafta ayrıca
öğrenci kimlik bilgileri, derslerin haftalık ders saati, başarı,
devam-devamsızlık durumu (gelmediği ve geç geldiği gün sayısı) yer almaktadır.
Sağ tarafında ise sınıf öğretmeninin öğrenci hakkındaki görüşü, davranışlar ve
davranış puanı (geliştirilmeli/iyi/çok iyi), sınıf başarı durumu (geçti/kaldı),
sosyal etkinlikler (tamamladı/tamamlamadı) ve okuduğu kitap sayısı yer
almaktadır. İlkokul öğrenci karnesinin sağ tarafında davranışlar başlığı
altında; okul kültürüne uyum, öz bakım, kendini tanıma, iletişim ve sosyal
etkileşim, ortak değerlere uyma, çözüm odaklı olma, sosyal faaliyetlere katılım,
takım çalışması ve sorumluluk, verimli çalışma ve çevreye uyum olarak
sıralanmaktadır. Öğrencinin bu başlıklardaki davranışları sınıf öğretmeni
tarafından gözlemlenerek geliştirilmeli, iyi ve çok iyi olarak
değerlendirilmektedir.
Ortaokul
öğrenci karnesinde sol taraftaki ders başarı durumu 4. sınıftan itibaren olduğu
gibi yüzlük not sistemiyle değerlendirilmektedir. Sağ tarafında ise “şube
rehber öğretmeninin öğrenci hakkındaki görüşü” yer almaktadır. Yine sağ
taraftaki davranışlar, yetersiz, geliştirilmeli, iyi, çok iyi davranış notuyla değerlendirilmektedir.
Sonuç (geçti/kaldı) olarak belirtilirken sosyal etkinlikler
(tamamladı/tamamlamadı) ve okuduğu kitap sayısı yer almaktadır. Öğrenci kendi
yaş grubu içinde yetiştirilir ve bir bütün olarak değerlendirilir. Yönetmeliğe
göre; bu eğitim kademesi, öğrencilerin derslerdeki başarısızlığına bakılarak
elenecekleri bir dönem değil, öğretim programlarında öngörülen derslerin ve
sosyal etkinlik çalışmalarının ortak katkısıyla ilgi ve yeteneği ölçüsünde yetiştirilecekleri
bir dönem olarak değerlendirilir.
Lise
karnesinin sol tarafında ortaokuldan farklı olarak önceki yıllara ait yılsonu
notları (9. 10. 11. sınıflar) olarak eklenmiştir. Başarı durumunda derslerin
puanları beşlik değil yüzlük not sisteminden hesaplanmaktadır. Okuduğu kitap sayısı sol tarafa geçmiştir.
Devam etmediği günlerde ise özürlü özürsüz ayırımı yapılmaktadır. Sağ tarafında
ise puan düzeni, sonuç (doğrudan geçti, ortalama ile geçti, sorumlu geçti,
sınıf tekrarı) varsa sorumlu olduğu dersler, sınıf rehber öğretmenin öğrenci
hakkındaki görüşü yazılmaktadır.
Karnenin sol tarafından bulunan bütün derslerden,
başarılı ve becerikli her öğrencinin mutlaka tam puan almasını beklemek çok
doğru ve mümkün değildir. Zira bilinen ve kabul edilen odur ki; Allah her
insanı farklı zihinsel ve duygusal becerilerle yaratmıştır. Her çocuk her
konuda başarılı olamaz. Kimisi resimde, kimisi müzikte, kimisi beden eğitiminde
ya da kimisi matematik fen derslerinde diğerlerinden daha başarılıdır. Ya da
her bir öğrenci bunlardan birkaçını birarada diğerlerinden daha iyi
başarabilir. Bu çok doğal olan bir durumdur.
Öğretmenlerimiz de karnenin sağ tarafına kendi branşı
uzmanlıkları kadar önem vermelidir. Herkese küsmesin darılmasın diye tam puan
yazmamalı ve gerçek durumu neyse onu belirtmelidir. Zira bu çocuğa bir iyilik
değildir. Anne babaya çocuğunun okula, arkadaşlarına uyumu, sosyal becerileri,
birlikte çalışma ve sorumluluk alma gibi hayatta gerekli olan talim ve terbiye
konusundaki doğru geribildirimde bulunmalıdır. Hatta öğretmen, daha çok da
kendisine ikinci dönem ya da seneye bu öğrenciye neler yapmalıyım yaptırmalıyım
ki bu davranışlarını düzeltsin ya da geliştirsin diye sağ tarafa kayıtlar
düşmeli, kendini, öğrenciyi, anne-babayı ödevlendirmelidir. Karnenin sağ
tarafının sınıfı geçip kalmaya etkisinin olmaması değersiz ve önemsiz olduğu
anlamına gelmez. Bu taraftaki eksikler hayatın ilerleyen yıllarında kendini
gösteren ipuçları sayılmalıdır.
Anne-babalar karneyi alınca önce sağ tarafına
bakarak öğrencinin yanında davranış başlığındaki yazılanları birbir okumalıdır.
Buradaki durumu birlikte değerlendirmelidir. Buradaki başarısını da derslerdeki
kadar belki de daha fazla ciddiye alıp çocuğa geribildirimde bulunmalıdır.
Oğlum aferin bak öğretmenin senin için çok güzel bir cümle yazmış ayrıca
davranışlarınla örnek bir öğrenci olduğun için seni tebrik ederim, seninle
gurur duyuyorum demelidir.
Kuş, kanatları olduğu için ve uçabildiği için
kuştur. Kuş uçabildiğinde mutlu olur. Altın kafesteki kuş mutlu değildir. Kuşun
uçması için iki kanada ihtiyacı vardır. Geleceğin yetişkinleri olacak
çocuklarımız da yuvadan uçup hayata başlayıp mutlu ve başarılı olabilmeleri
için karnenin her iki tarafının beslenmesi ve eğitilerek güçlendirilmesi
gerekmektedir. Öyleyse biz anne-babalar, veliler ve büyükler! Bu konunun
bilincinde olarak karnesini gösteren çocukları değerlendirirken dikkatli
olmalıyız. Onları kıracak, incitecek, üzecek ya da eğitimden, derslerden
okuldan soğutabilecek söz ve davranışlardan kaçınmalıyız.
KARNEMİN SAĞINA BAK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder