Milli
Eğitim Bakanlığınca açıklanan 2023 eğitim vizyon belgesinden beklentiler ve
başarılı olacağına oldukça yüksek inanç ve buna hizmet edecek bence yirmiiki başlıktaki
ana hususlar ve alt hedefler içinde belki de en önemlisi de “öğrenme analitiği
araçlarıyla veriye dayalı yönetim anlayışıdır.” Bu sayede; bürokratik iş yükü
azalacak, eğitimin yönetiminde kullanılan veri tabanları bütünleştirilerek
sadeleştirilecek, çocuklarımızın öğrenmelerinin takibi ve desteklenmesi için
öğrenme analitiği platformu kurulacağı belirtilmiştir. Alınan kararların
gerçekçi ve isabetli olması, bilimsel yöntemlerle toplanmış, işlenmiş ve
yorumlanmış varsa diğer alan ilişkilendirilmiş olarak verilere dayanması daha
doğru olacaktır.
“Mesleki eğitimin Endüstri 4.0 anlayışı ile
yeniden yapılandırılması” hedefine yönelik olarak yapılan çalışma kapsamında
iller bazında sanayinin üretim kapasitesi, çalışan profili ve sektörün bölgesel
olarak dağılımı verileri TOBB Kapasite Raporları çerçevesinde değerlendirilmiş
ve veri tabanı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce oluşturulmuştur. Mesleki
eğitim haritası adıyla oluşturulan web sitesinde yayınlanmıştır.
Bu
haritalandırma çalışması yoluyla veri tabanına işlenen sektöre ait çalışan
profil bilgileri ile Mesleki ve Teknik okullarca eğitimi verilen ve Endüstri
4.0’a uyumlu 25 alanda eğitim alan öğrenci sayılarının iller bazında
değerlendirilmesi mümkün olabilmektedir. Bunun yanı sıra ülkemizde bulunan ARGE
merkezlerinin sayısı ve sektörlere göre dağılımları da iller bazında veri
setine dâhil edilmiştir.
Yapılan
bu çalışma ile Türkiye genelinde mesleki alanlarda eğitim gören öğrencilerin ve
çalışmakta olan bireylerin profili belirlenerek meslek alanlarındaki potansiyel
hakkında bilgi edinilmesi amaçlanmıştır. Sektörün ihtiyaç duyduğu profile
yönelik ihtiyaç analizi yapılabilmesi, sektörün arz- talep dengesinin
karşılanabilmesi, Endüstri 4.0’ın verimliliği, kaliteyi, esnekliği ve hızı
arttıran yapısı ile sektörlerin dağılımında, üretim süreçlerinde ve istihdam şekillerinde
değişimlere uyum sağlanabilmesi açısından önem arz etmektedir. (*)
Yayınlanan
web sitesindeki üç menüden “öğrenciler” menüsünde;
81 ili gösteren Türkiye haritası üzerinde MTAL’de eğitim alan öğrenci sayıları
yazılmıştır. Örnek olarak İstanbul ili üzerinde 742.915 yazmaktadır. Haritanın
altındaki grafikte Türkiye genelinde ortaöğretim okul türlerine göre
dağılımında % 40,52 genel ortaöğretim, % 33,01 mesleki teknik eğitim, % 13,55
özel ortaöğretim, % 12,12 Anadolu imam hatip lisesi öğrenci oranları yer
almaktadır. İstanbul üzerine tıklatınca yeni bir sayfa açılarak İstanbul
ilçeler haritasında 39 ilçe ismi yer görünmektedir. (Henüz ilçelere tıklatınca
bir sayfa açılmıyor ilçe bilgilerine ulaşılamıyor.) İstanbul ilindeki
ortaöğretim yüzde öğrenci dağılım grafiğinde ise % 34,81 mesleki ve teknik
eğitim, % 30,12 genel öğretim, % 22,35 özel öğretim ve % 12,46 Anadolu imam
hatip lisesi öğrenci oranları görülmektedir.
Aynı
sayfada, mesleki eğitimde alanlara göre öğrenci grafiğinde ilk 20 alandaki
öğrenci sayıları sütun grafiğiyle gösterilmektedir. Buna göre ilk sıralarda; bilişim
teknolojilerinde 29.067, elektrik elektronik teknolojilerinde 18.098, yiyecek
içecek hizmetlerinde 8410, makine teknolojilerinde 7457, giyim üretim
teknolojilerinde 5590 öğrencinin eğitim aldığı görülmektedir. (henüz alan
grafiğine tıklanınca ilçe ve okul listesi açılmıyor)
“Çalışan
grafiğinde” en çok çalışanın bulunduğu ilk 12 alanda çalışan eleman sayıları;
giyim üretim teknolojisi (ki bölümün ismi şu anda "moda tasarım
teknolojileri” olarak değiştirilmiştir) 65.503, elektrik elektronik teknolojisi
46.624, yiyecek içecek teknolojisi 46.008, tekstil teknolojisi 37.334, bilişim
teknolojileri 19.359 çalışan olarak gösterilmektedir. Alt dağılıma örnek
verecek olursak giyim üretim teknolojisi alanında; 52.954 işçi, 2505 usta, 403
teknisyen çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Bu
verileri yorumlayacak olursak İstanbul ilinde Türkiye ortalamasına göre mesleki
eğitimde % 1,8 oranında, özel okullarda % 9 oranında fazla ve genel
ortaöğretimde % 10 oranında az öğrenci eğitim öğretim yaptığı anlaşılmaktadır.
İstanbul
ilinde alanlara göre çalışan ve öğrenci sayıları karşılaştırıldığında; ilk beş
meslek alanında en çok eleman çalışan giyimde öğrenci sayısı 5. Sırada yer
alırken bilişimde çalışanların sayı sırası 5. Sırada iken öğrencide 1. Sırada
yer almaktadır. Buradan bir olumlu bir olumsuz yorumda bulunulabilir. En çok
işin ve çalışanın olduğu meslekte en çok öğrenci öğrenim görmesi gerekebilir.
Ya da eleman çalışan zaten çok var yenilerine ihtiyaç az olabilir en az eleman
çalışanın olduğu meslekte daha çok öğrenci yetiştirilip açık kapatılabilir.
İşletmeler ve Çalışanlar menüsünde; yine Türkiye haritasında her il üzerinde belli
sayılar yazmaktadır. İstanbul üzerinde 296.361 çalışan olduğu yazmaktadır.
Tabiki İstanbul gibi 18 milyonun yaşadığı bilinen mega metropol büyükşehirde
çalışan sayısı bu kadar değildir. Girişte de belirtildiği gibi Endüstri 4.0
uyumlu 25 meslek alanında bu çalışmanın yapılmış olması 53 alanın geri kalan 28
alanında da bu çalışmanın yapılması gerekecektir.
Türkiye
genelinde giyimde 562.331, tekstilde 528.935, gıdada 283.577, mobilyada
207.549, inşaatta 149.162, motorlu araçlarda 144.066, elektrik elektronikte
140.422, metalde 103.987, makinede 96.898, yiyecekte 88.655 çalışanın bulunduğu
anlaşılmaktadır. İçinden örnek olarak giyimde çalışan 562.331 kişinin 486.751
kişisi işçi (% 86,55), 19.886 kişisi usta (% 3,55), 5699 kişisi teknisyen (%
1,01), 6497 kişisi ise mühendis (% 1,15) olarak çalışmaktadır. Bu bilgiden
mavi-beyaz yaka çalışan oranları üzerinden yorumlamalar yapılabilir. Ülkemizin
KOBİ yapısına uygun bir dağılım olduğunu, üniversite mezunu çalışanın ve
ihtiyacın çok az olduğunu ve işçi oranının azaltılarak eğitimli nitelikli
eleman sayısının (usta ve teknisyen) artırılarak çoğunluğun ihraç ve rekabet
edebilir nitelikli marka üretebilecek çalışan oranına çıkarılması gerektiği
düşünülebilir.
Arge Merkezleri menüsünde; yer alan Türkiye haritası üzerinde her ilde yer
alan arge merkezi sayıları yazılmıştır. Ülke genelinde toplam 936 arge
merkezinin 331 arge merkezi sayısıyla en çok İstanbul’da arge merkezi bulunduğu
görülmektedir. Daha sonra sırasıyla Kocaeli 103, Bursa 96, Ankara 85, İzmir 74
arge merkezi bulunmaktadır.
Diğer
yanda arge merkezlerinin sektörel dağılımının makine ve teçhizat imalatı 134,
otomotiv yan sanayi 99, yazılım 86, bilişim teknolojisi 81, tekstil 60,
elektrik elektronik 59, kimya 66, gıda 44, savunma 31 adet arge merkezi ilk
sıralarda yer almıştır. 38 ilimizde hiç arge merkezi bulunmamaktadır. Her ilde
bir üniversiteden sonra o ile ait sektörün öncü alanlarında en az bir arge
merkezi açılması düşünülebilir.
Sadece
ortaöğretimde yeterli olmasa bile yükseköğretimle birlikte çalışma yapılarak
makine ve teçhizat imalatı, otomotiv yan sanayi ve yazılım konusunda nitelikli
eleman yetiştirilerek katma değeri fazla ihraç edilebilir mal, ürün ve
hizmetler üretebilecek alanlarda eğitim öğretim faaliyetlerine önem
verilmelidir.
Yerinde
isabetli ve faydalı bu çalışmayı başlangıç kabul ederek daha ayrıntılı ve
kullanışlı hale getirerek il ve ilçelerde alan/dal açılmasında bu verilerden
faydalanılması gerekmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder