OKULUN PATRONU BENİM..!
Bir
işletmede yeni bir yönetici ihtiyacı olduğunda ya kurum içinden rotasyonla
yatay, ya alt pozisyonda yetiştirilmiş kişiyi görevde yükselterek dikey veya
ilanla dışardan yeni bir kişiyi işe alım yapmak gerekecektir. İlanda ise yapılacak
işin kısa bir tanımı ve bu işe göre gerekli nitelikler sıralanarak yetenekli
yönetici aranır. Özel sektör yönetici dışındaki eleman ihtiyacını yakın zamana
kadar çalışanların yakınları, eş-dost-ahbap tavsiye ve referansıyla ve gazete
ilanlarıyla arayıp karşılarken artık internet üzerinde web sitelerinden tarama
yaparak muhtemel yönetici adaylarına da ulaşabilmektedir. Bir kısım şirketler de
etik olmasa da ihtiyacı yokken ilana çıkmakta, başvuruları almakta hatta
mülakat yapmakta ve kendine göre bir havuz oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra
insan kaynağı teminini özellikle de nitelikli üst yöneticileri beyin avcıları
takibe almakta bir nevi emlakçı gibi ihtiyacı olan her iki tarafın
buluşturulmasını sağlayarak mesleğini icra etmekte ve gelirini kazanmaktadır.
Kurumsallaşmasını tamamlamış firmalar, insan kaynağı birimi kurarak
organizasyonun mevcut ve gelecekteki eleman ihtiyaçlarının planlamasını yaparak
herhangi bir aksaklığa mahal vermeden yönetimin bu ihtiyaç ve fonksiyonunu
yerine getirmektedir.
Kamu
kurumlarında insan kaynakları yönetimi ve yöneticilerin belirlenmesi özel
sektördeki gibi basit ve hızla işlemez. Kamu kurumları, öncelikle ortak üst
politika belgelerine daha sonra bağlı bulunduğu bakanlığın mevzuatına göre
insan kaynaklarını yönetirler. İşe alım, görevde yükselme ve yer değiştirme
kuralları yasal olarak bellidir. İstisnalar hariç zamana, üst yöneticiye ve
kişiye göre farklı olarak uygulanmaz ve uygulanmamalıdır.
Milli
Eğitim Bakanlığı, devlet düzeni içinde kurulmuş en eski teşkilatlardan biridir.
Bir milyonu geçen personel sayısı olarak da devlet teşkilatındaki en büyük
bakanlıktır. Doğal olarak bu ölçekte bir organizasyonda insan kaynağını
yönetmek başlı başına bir sorun alanıdır. Bu sorunla başetmek için yönetim
organizasyon konusunda eğitimli ve tecrübeli bir kadroyla çalışmak gerekir. Bir
yandan 18 milyon öğrencinin eğitim ihtiyacını sürekli ve hızla değişen dünya
standartlarında karşılamaya çalışmaktadır. Diğer yanda tüm insan kaynağını işe alımından,
hizmetiçi eğitimine, görevde yükselmeden yer değiştirmeye kadar süreçleri
kurgulamak ve hatasız yönetmek küçümsenmeyecek ölçüde önemli ve zor bir
görevdir. Gece bekçisinden aşçısına, teknisyeninden şoförüne, hizmetliden
memura, öğretmenden okul müdürüne, şube müdüründen ilçe müdürüne, il müdüründen
genel müdürüne kadar bu pozisyonlara uygun insanları seçmek ve ihtiyaç
olduğunda yerleştirmek gerekiyor.
Bir
mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at komutanı, komutan savaşı ve bir ülkeyi
kaybettirebilir. En iyi plan ve programlar eğer iyi bir yönetim kadronuz varsa
başarıya ulaşabilir. Bu konuyu kesinlikle bilimsel bir yaklaşımla ele alarak kriterler
geliştirmek ve ilkeli davranmak gerekiyor. Devlet Memurları Kanununda kariyer;
Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme
şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme
imkanını sağlamaktır. Liyakat ise Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi,
sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat
sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet
memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır. Devlet memurları da sadakat,
tarafsızlık, devlete bağlılık, davranış ve işbirliği ilkelerini gözeterek görev
ve sorumluluklarını yerine getirmelidirler.
Eğitim
yönetiminde en kritik öğe tartışmasız okul müdürlüğüdür. Zira öğrenciyle
öğretmenin okul çatısı altında buluştuğu, eğitim-öğretimin yapıldığı ve eğitimin
mutfağı kabul edilen en önemli noktanın uç yöneticisi okul müdürüdür. Okul
müdürünün seçiminde kıdem, eğitim, sınav, mülakat, sicil, kariyer puanı gibi
kriterler kullanılmaktadır. Eğitim-öğretim hizmetleri sınıfında görev yapan
okul müdürleri için öğretmenlik temeldir. Okul yöneticiliği ise ikincil
görevlendirme ile yapılan geçici bir pozisyondur. Tüm okul müdürleri dört yıl
süre için görevlendirilirler. Ara değerlendirme sonrası uygun görülenlerin aynı
okuldaki görevi ikinci kez dört yıllığına uzatılır. Sekiz yılı dolduran okul
müdürü, zorunlu olarak bir başka okul yönetimine geçmek zorundadır. Her dönem
olduğu gibi halen üzerinde uzlaşılmış ve oturmuş bir yönetim modelimiz yoktur.
Okul
müdürlüğünün zorluğu, bir kısmı memur ve yardımcı hizmetler personeli yanında
çoğunluğu kendisi gibi üniversite mezunu alanında uzman öğretmenlerin görev
yaptığı ancak iç ve dış paydaşlar olarak çok sayıda müdahili olan açık bir
sistemin yönetilmesindedir. Okulun velileri, okul aile birliği, öğretmenler
kurulu, varsa okulu yaptıran hayırsever, mahalle muhtarı, okul çevresindeki
komşular ve esnaf, öğrenci servis taşıyıcıları, yemek hizmeti sunanlar, öğrenci
kıyafetleri ve yardımcı ders araçları satanlar, kantin işletmecileri, varsa
spor salonunu kiralayan kulüp sahipleri, sendika ve siyasi parti temsilcileri, yerel
yöneticiler ve il/ilçe müdürlüğü yöneticileri okul müdürünün yönetimdeki
paydaşlarıdır. Görevli olduğu okulun türüne göre de rollerde farklılıklar
olabilir. Mesela meslek lisesi müdürü, okulda eğitimi verilen mesleklerdeki
sektör temsilcileriyle (İTO, İSO vd) işbirliği içinde olmalıdır. Okul müdürü,
alacağı tüm kararlarda öğrencinin öğrenmesi temel ilkesinde belli dengeleri
gözetmek ve iletişim becerisiyle ilişkileri de yönetmek durumundadır.
Hemen
her konuda nelerin yapılıp yapılmayacağı, nasıl ve ne zaman yapılacağı
genelgeler ve il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince yazılı olarak okul müdürüne
bildirilmektedir. Okul müdürü yönetmelikte yazan görev ve sorumlulukla okulu
yönetirken asıl kendisinden beklenen öğrencilerin eğitim-öğretimini en iyi
şekilde yerine getirmeyi kolaylaştıracak ve keyifli hale getirecek güvenli ve
hijyenik ortamın hazırlanması, eğitim kadrosuna hizmetkar liderlik etmek,
çalışma barışını ve örgüt iklimini herkesin mutlu olacağı şekilde sağlamaktır. Okulda
herkesin görevini hakkıyla yerine getirmesini gözetmektir.
Bakanlık
merkezi yönetimi tarafından sağlanan temel gider kalemleri dışında ihtiyaç
duyulan memur, hizmetli ve güvenlik personeli gibi elemanların çalıştırılması,
temizlik, boya-badana, küçük onarımlar, kırtasiye ve yenilikçi eğitim projeleri
için gereken bütçenin karşılanması için de çaba sarfederler. Bunu yapabilmek
için ayni ve nakdi bağışlar, hayırsever katkıları, varsa okulun servis,
yemekhane, spor salonu ve kantin gibi alanların kira gelirleri yanında okul aile
birliği desteğiyle temel ihtiyaçları karşılamaya çalışırlar. Bu sebeple okul
müdürünün finansal yönetim konusunda da bilgisi ve becerisi olması gerekir.
Doğrusu bu konuların yerel yönetimlerce oluşturulacak bir birimle zaten yöre
halkından alınan gelirlerin ve gerektiğinde büyük ihtiyaçlar için merkezi
bütçeden yapılacak destekle sağlanmasıdır.
Okul
müdürü, eğitim liderliği rolünü iyi yapabilmesi için öncelikle kendisinin
başarılı bir öğretmenlik kariyeri bulunmalıdır. Tüm çalışanların
motivasyonlarını artırabilecek yetenekleri de olmalıdır. Bunun için vizyon
sahibi, aidiyet duygusu geliştirebilen ve kurumsal kimlik sahibi olmalıdır. Toplumdaki
statüsü gereği ortalama genel kültür bilgisine ve iyi düzeyde yöneticilik
becerisine sahip olmalıdır. Okul müdüründe olması gereken bu nitelikleri sadece
yazılı test sınavı ile ölçmek yeterli olmayacağı gibi ezberi ve hafızası
kuvvetli genel kültür branşındaki öğretmenlere pozitif ayrıcalık sağlayacağı
için adil olmayacaktır. Okul müdürü, okulunda görev yapan öğretmenlerden farklı
olarak en azından alanında veya yönetimde yüksek lisans yapmış olmalıdır. Hatta
yıllar önce olduğu gibi başöğretmen unvanına sahip biri olması saygınlığına
katkı sağlayacaktır. Müdür yardımcılığı yaptığı dönemde okul müdürlüğü için gereken
yeterliliklere isteğiyle hazırlanması için planlı bir programa tabi
tutulmalıdır. Stajer öğretmen gibi göreve ilk başladığında mesai saatleri
dışında eğitim yönetimi alanında hizmetiçi eğitimlere alınarak ilk yıl iki defa
ara değerlendirmeye alınmalıdır. Her yıl görev ve sorumluluklarını, ekip
motivasyonu sağlayabilmesini, eğitim öğretim faaliyetlerinde niteliği
artırabilmesini takip ederek varsa geliştirmesi gereken alanların kendisine
geribildirimle düzeltmesi imkanı sağlanmalıdır.
Bu
açıklamalara rağmen eğitim yöneticilerinin seçimi için mutlak doğru bir model
iddiasında bulunmak oldukça zordur. Ancak adaletle, şeffaf ve katılımcı bir
yönetim anlayışıyla hayat tarzını, dinini, dilini, milliyetini, ırkını, etnik
kimliğini, siyasi görüşünü ve sendikasını dikkate almadan okuldaki tüm
çalışanların kendini öteki hissetmediği bir yönetim sergileyebilen çalışkan bir
okul müdürünün büyük oranda başarılı olacağını düşünebiliriz. Sonuç olarak,
kariyer, ehliyet ve liyakatle seçilen ve yetiştirilen okul müdürü, kısa sürede
göreve intibak ederek okulda herkesin huzurla çalışacağı bir ortamı
oluşturmalıdır.
OKULUN PATRONU BENİM..!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder